30 Mayıs 2019 Perşembe

Depresyondamıyım neyim

Sevgili Lupus,

Bu aralar,  sürekli yukarı çıkmak için tırmanıyorum sonra elim kayıyor en dibe düşüyorum gibi hissediyorum. Tam ışığı gördüm diyorum başka bir şey oluyor. Kendime inancım azalıyor... Dayanıklıyımdır. Düştüğüm yerden defalarca kalktım ve hayatıma devam ettim ama çok yoruldum ya. Bu hayat mücadelem kimle benim? Bu kırgınlığım? Öfkem? Hayal kırıklıklarım? Bir sürü terapi, bir sürü alternatif yöntem tam çıktım artık çözdüm diyorum tekrar dip.

Yaklaşık 2 aydır ben böyle bir süreç yaşıyorum. Sessiz sessiz. En çok çöküşlerimi tabii eşim tanık oluyor çünkü dışarı adımımı attığımda yüzümde kocaman gülümsemem hiç gitmiyor. Ama bugünlerde bişiler değişti sanki artık gülemeyecekmişim gibi de geliyor korkuyorum.

Bu kadar şeye ne neden oldu dersek? Zorunlu bir eğitime gitmem gerekti atak sırasında. Orada birçok ağrım alevlendi. Neyse atlattık, güvendiğim bazı kişiler hayal kırıklığı yarattı kibarlık yapınca salak oldum. Sonra lenflerimde kitle çıktı mr da temiz çıktı atlattım. Sonra ellerim şişti kitlendi onun geçmesi için bir ilaç aldım alerji yaptı acile apar topar gittik. Atlattım. Ama işte nefes nefese kaldım bir durmam nefes almam sakinleşmem lazım. Depresyon gelince asla geçmez bu hastalık biliyorum. Mutlu olunca hayat enerjim artınca geçer. Yapamıyorum ilk defa...



Bir de nolur böyle olan birine sakin ol, mutlu ol, rahat ol demeyin. Olabilse olur zaten. Kendim yaşayınca daha net gördüm.

Sonuç hala gluten, inek sütü, inek eti , işlenmiş gıdalar yemiyorum. Hala direniyorum. Hareketimi yapıyorum, yürüyüşümü yapıyorum. Kereviz sapı içiyorum her sabah. D vitamini, folik asit, c vitamini, magnezyum alıyorum. Kendimi tam bırakmadım. Bakalım bu hikaye nasıl bitecek? Geçmişte yaşadıklarımdan ne kadar kötüye gidebileceğini bildiğim için sanırım bu korkum. Ben iyi olmasını çok ama çok içten diliyorum çünkü bu hastalığa hiç ihtiyacım yok. Kendimi ifade edebilirim, sağlıklı yaşayabilirim her şeyi yapabilirim hastalık olmasa da. Artık gitme zamanı Lupus. Hadi küfrettirmeden git artık.

14 Nisan 2019 Pazar

Kendi kendime yaptıklarım

Sevgili Lupus;

Bu dönem kendime döndüm. Düşündüm, nefes aldım, durdum, sadece baktım, sonra yine nefes aldım... “Sen ne demek için geldin yine?” Kesin bana bir şey söylemen gerekti ondan geldin. Sana bir sır vermek istiyorum. Bana bir şey anlatmak için vücuduma zarar vermen gerekmiyor. Ben seni dinlerim, dertleşiriz ama bunun dışında belalı bir sevgili gibi hayatımı darma duman edip bir şeyler anlatmaya çalışmanın ikimize de faydası yok. Daha önce de demiştim bazen her şeyi doğru da yapsakta (Beslenme, hayat, egzersiz). Bir şeyler ruhen yanlış olduğunda çıkıyor bu hastalıklar. Eskiden asla ifade edemeyeceğim şeyleri ölümün kenarına geldiğimde bağıra bağıra haykırmıştım. O zaman cidden bana çok şey öğrettin. Ben önemliyim, kendimi seviyorum ve her durumda kendimi düşünmem lazım.

Dün yine bir meditasyon sırasında bir aydınlanma geldi. Birkaç aydır insanların dertlerinin içine çok düştüm. Ben anlatmaya çalıştıkça daha da nefesim tükendi. Sonra küsenler oldu, gidenler oldu, trip yapanlar oldu. Nedir bu kendimi anlatma çabam? Neden anlaşılmamaktan bu kadar korkuyorum? Nolur yanlış anlaşılsam? Beni tanıyan beni yine de anlar. Ne gerek var ikna çabalarına, herkes kendi hayatını yaşar. İyi olmak istemiyorsa bırak iyi olmasın, çıkarmaya çabalama demek ki onun da o yolda öğreneceği şeyler var. Sonra ikili ilişkilerde karıkoca arasına asla girmem. Yorum bile yapmam. Burda önemli olan insanların beni arada bırakması ya da kızması, küsmesi değil. Önemli olan anlaşılmamaktan bu kadar korkmamak. Ben çocukluğumda ya da ergenliğimde ne yaşadım bilmiyorum ama sanırım orda böyle bir his oluşmuş hala boğazım parçalanacak gibi hissediyorum bu durumu düşündükçe. Aman insanlar da beni olması gerektiği gibi anlayıversin. Ben kendimi anladıktan sonra. Bu durumu böyle anlatmak birinci adım. İkinci adım bunu uygulamak. Herkese karşı kocama, aileme, arkadaşlarıma kendimi yanlış anlatma korkusunu bırakıyorum haydi bakalım...

Onun dışında akut dönemlerde beslenme önemli arkadaşlar. Yumurta, gluten, keçi (yoğurdu ve peyniri) harici laktoz hayatımda yok şuan. Ev bir sürü ürünle dolu her gün deney yapıyorum :) Yeni tarifler güzel oluyor. Et duygusal olarak kötü olmadığım sürece oğlak ve kuzu yiyorum. Çoğu zaman kötü hissedip yiyemiyorum ama yemem gerekiyor. %75 çiğ sebze meyve tüketiyorum. Deniz balığı yiyorum. Her sabah aç olarak kereviz sapı suyu içiyorum. Nefes terapisine gidiyorum. Meditasyon yapıyorum. Onun dışında altrnatif tıbba açık bir doktor buldum ama hala hastaneden bir prof bulmam gerekiyor. Bu doktorla şimdi vitamin değerlerime bakıyoruz. Kafama göre vitamin kullanmayıp, beslenmemi de ona göre planlayacağız.


Şimdi ben bu kadar farkında atlatıyorum bu dönemi ama yine de ilaç lazım olursa onunla da savaşmıyorum. Daha önce kullandım yine kullanırım. Sadece elimden geleni yapmak istiyorum. Ben bu hayatta ne istiyorum yine ona bakıyorum. Nerede tıkandım onu görmeye çalışıyorum.

Sevgili lupus sana da çok içten söylüyorum. Ben vücudum zarar görmeden de anlayabilirim ne anlatacaksan. Seni dinlerim. Artık hayatımdaki değişimler için sana ihtiyacım kalmadı zaten her şeyi değiştirebilme gücüm var. Her şeyi söyleyebilme... Artık gidebilirsin. Kendimi senden özgürleştiriyorum. Hadi tatlış lupus bir daha görüşmemek üzere hoşçakal....



9 Nisan 2019 Salı

Doktor Karmaşası

Sevgili Lupus;

Dün yine garip şeyler yaşadım. Doktor kontrolüm vardı ve kendimle ilgili hiçbir şeyi atlamamak adına soracağım soruları ve ifade etmek istediklerimi not aldım. Kapıdan girdim buz gibi bir sessizlik. Sonra ben bazı şeyler sorduğumda anlaşamadık. Hatta sizi kızdırmak istemem dediğimde “Asla sinirlenmiyorum” dedi. Doktorun ismini vermek istemiyorum. Neler yaşandı çokta önemli değil. Önemli olan, bence doktorlar bunu bazen kaçırıyor karşınızdaki hasta korkmuş ve paniklemiş durumda size sığınıyor. Ben kendimi biliyorum ağzımdan saygısızca tek bir kelime bile çıkmaz. Kelimelerimi bin kere düşünüp seçerim. Hatta bu konuda fazla takıntılıyımdır aman karşımdaki yanlış anlamasın aman kıracak bir durum yatarmayım diye bazen kendimi yerim. Bu durumda ben böyle sakin ve kibar davrandıkça sanırım karşımdakinin bazı duygularını tetikledim. En son bana kurduğu cümle beni iyice çileden çıkarıp üzdü. “Ben her hastamla bu kadar uğraşsam kendim hasta olurum”. Bu süre 5 dakika arkadaşlar. Doktor hastanede size 5 ya da max. 10 dakika ayırabiliyor. Ayrıca onu hasta edecek bir drama yarattığımı düşünmüyorum. Kafamdakileri açıkça sormak istediğim, yanlış bir şey yapmak istemediğimi belirttim. Neyse sonuç bence burda hasta bakmaktan sıkılmış artık tahamülü kalmamış bir doktorun hala hasta bakmaya çalışması. Çıktığımda yine dayak yemiş gibiydim. Ya bu ilacı kullanırsın ya da bu diyardan gidersin...




Sonuç bir çay içtim kafamı topladım. Başka bir doktorla devam etmeye karar verdim. Gittiğim üniversite hastanesi ve işler çok kolay. Evime yakın vs. Asla değiştirmek istemezdim hem maddi hem manevi. Ama artık konuşamayacağımı hissettiğim biriyle de özellikle azar yememek için devam etmemem gerektiğine karar verdim. Şimdi hastane sürecimi birlikte atlattığım ve benim çok sevdiğim doktoruma bir görünücem. Onun dışında doktor arayışlarım devam. Dışarıda muayne olur ama bir hastaneye bağlı olması şart. Acil bir durum olduğunda bir hastaneye gidebilmeliyim. Özel hastane için lupus çıktıktan sonra zaten kapsamıyor sigortalar. Tahliller inanılmaz pahalı. Yani böyle dertlerim var.

Onun haricinde beslenmeme çok dikkat ediyorum. Loktoz, yumurta, şeker, gluten kestim. 28 gün çiğ beslenicem. Hadi hayırlısı :)


5 Nisan 2019 Cuma

Bir dilek hakkı olsa yine sağlık mutluluk derim

Sevgili Lupus;

Bugün de çok ağrılı bir güne uyandım. Ellerimin ağrısından çok yıprandım. Bu süreçte beni en yıpratan şey ağrı değil de hayal kırıklığı. Ben hep bir şekilde yırttım bu lupustan. Ya da bir nedeni vardı atakların. Hastaneye yattığımda eski eşimle ayrılma sürecine gelmiştim. Mutsuzdum. Şimdi hayatımdan mutluyum destek olan bir eşim var. Ailem arkadaşlarım hep yanımda... Beslenmem düzgün. Her gün kereviz sapı suyu içiyorum. Gluten laktoz yemiyorum. Sporumu yapıyorum. Meditasyonumu yapıyorum. Ama yine de olmuyor. Lupus bana yine bir şey öğretmeye geri geldi. Bu sefer farklı olarak yanımda her zaman sarılan bir adam var ve iki tatlış hocam var. Ev hayatım ve iş hayatım güvende dinlenmek kenarıya çekilmek istediğimde rahatlıkla yapabiliyorum.

Hayat devam ediyor. Bu da bir yerde geçecek biliyorum. Ama işte... Kelimeler orda tıkanıyor. Ben neden ilaçlardan bu kadar korkuyorum? Bir şeye bağımlı olmak, bir hastalıkla etiketlenmek? Sevmiyorum güçsüz olmayı. Ben dimdik ayakta duran tiplerdenim ya yediremiyorum kendime. En önemlisi sanırım bunu öğrenmem lazım. Bazen insanın başını yastığa koyup ya ben hastayım demesi gerek. Bunu yazarken bile diyemiyorum.




Pazartesi doktorumla randevum var umarım ona karşı ve kendime karşı dürüst olup şu işi nasıl halledeceksek öyle hallederiz. Ben de mevsim değişimlerinin etkilerini geçiririm. Ya vücuduma inanamıyorum bu kadar koşullar süperken nasıl hasta olmayı başarır? Bak yine gördün mü kabullenemem inkar. Neyse ben bugün bi bu konu üzerine gidicem. Ağlamam durmuyor ama o göz yaşlarının da akası varmış. Kırgınım sana lupus. Çok kırgınım. Hayatıma girdiğin günden beri kırgınım. Sen de bir yerde hayat dersimsin. Belki tanışmasak ben şimdi bu güzel dünyayı kendim için kuramamıştım. Hala bir yerlerde savaşıp yoruluyor olacaktım.

Doğum günümde bir dileğim vardı o da sağlık mutluluk gerisi hallolur. Siz de lütfen sağlıklı olmanızı doyasıya yaşayın. Sağlıkla aldığımız her nefes çok kıymetli.

Seviyorum hayatı...

24 Mart 2019 Pazar

Dipten yukarı çıkış

Sevgili Lupus;

Bu aralar baharın gelmesiyle yine vücudumda baş göstermeye başladın. En çok koyan da artık lupus olmadığımı düşünmemdi. Düşüncelerimde birkaç ay yer almamanla birlikte kendini hatırlatmak istedin sanırım. İlk önce ellerim beyazladı uyuştu sonra morardı, bir süre sonra da sabah her yerim ağrıyarak uyanmaya başladım. Çok sallamamak gibi bir huyum olduğu için önemsemedim hayatıma devam ettim. Sonra geldi çattı doktor randevusu kan tahlillerim iyi gözüküyordu ama belirtiler doktorun hoşuna gitmedi. Hemen damar açıcı ilaç önerildi. Lenflerimde baş gösteren bazı kitleler için biyopsi vs işlemleri önerildi. Neyse bir moralim bozuldu sanki doktorla konuşurken dayak yedim. Ben hasta olmayı sevmiyorum cidden. Hani bazı insanlar vardır hastalıklarıyla mutludur. İlgi isterler söyleyemezler, hasta yatarlar, hep şikayet ederler yok asla ben sevmem. İlgi istiyorsam açık açık söyleyip alıyorum :) O insanları kesinlikle yargılamıyorum bu arada, depresyonda olmasalar böyle bir şey kesinlikle yapmazlar. Ben şanslıyım...


Şimdi gelelim iç dünyama. Doktordan çıktım belki çoğu insan anlamayacak ama yenilgiye uğramış gibi hissettim. Ulan dedim her şeyi doğru yapıyorum, pilates stüdyom var sporumu yapıyorum, düzgün besleniyorum, mutlu bir ilişkim var, sadece sevdiğim mutlu olduğum insanları çevremde tutuyorum, meditasyon yapıyorum olayım ne? Cidden hissettiğim şey yenilgi ve çaresizlik. Daha ne yapabilirim? Yere serildim kalkamıyorum, o an hüngür hüngür ağlıyorum. Güneş sarılıyor o da anlamıyor neden bu kadar ağladığımı. Sonra bir kadeh rakı içtik deniz kenarında bi nefes aldım. İyi gibi gözüküp iyi olmadığım 2 gün daha geçirdim. Kendi dünyamla başbaşa kalmam gerekiyordu. Kaldım ağladım zırladım küfrettim. “ Ben seni yenerim deli şey, kim oluyorsun da sen beni böyle üzüyorsun” dedim. Sonra bu kadar sinirlenmenin de doğru olmadığını hissettim. “Canım ya nolur beni bi bırak” dedim.

Burdaki ana olayın ne olduğunu anlamaya başladım sanırım ama hangisinin doğru olduğuna karar veremiyorum. Ben Lupus hastasıyım diye kabul edemiyorum. Bu cümleyi kursam yenilmekten korkuyorum. Bu tür şeyler de bana lupus olduğumu hatırlattığı için bu kadar üzülüyorum. Ya kabul edicem ya da savaşıcam. Bugüne kadar öğrendiğim ve uyguladığım bütün öğretiler kabul etmek üzerine ama nasıl anlatsam bilemiyorum içimde tepinen hayır diyen bir çocuk var. Ben onu da anlıyorum, seviyorum. O çocuk sayesinde bugün kalktım, kendime geldim. Beni her seferinde yerden kaldıran, her konuda başarmamı sağlayan çocuk o. Şimdi en yakın zamanda bu konuyla ilgili de aile dizimine gideceğim.

3 gündür gluten ve laktoz tüketletmiyorum. Bu konuda artık yapılan çok araştırma var. Dinlememek cahillik olur. Cahil cahil yoğurt, peynir, süt tüketmemem lazım bu kadar basit. Daha önce yapmıştım ve inanılmaz rahatlamıştım. Gluten zaten yiyen bir insan değilim, insan alışıyor. Ayrıca yemek konusunda acayip tarifler denediğim için zorlandığım bir konu değil. Sizlere de bu tarifleri paylaşmayı düşünüyorum.

Şimdilik bu deneme süreçlerindeyim. Haftaya yine kan vereceğim. İlaçları kullanmıyorum çünkü vücuduma bunu borçluyum. Ona bir şans vermem gerekiyor.  Kendimi acayip seviyorum, dinlemem gerektiğine karar verdim. Sosyal medya ve dizileri kısıtlayıp kendimle sohbet ediyorum. Egzersiz günlük rutine döndü. Ne olur bilemiyorum ama yine de denemeye devam. Bırakırsam zaten denemeden kaybetmiş olurum.


Haydi görüşmek üzere sevgiler.

23 Ocak 2019 Çarşamba

Teşekkürler hayat

Sevgili Lupus;

Dün gece yatağa yattığımda aklımda tek bir şey vardı. Şükretmek! Yaşlandım mı dedim :) Babaannem su içtiğinde bile şükret derdi de dalga geçerdim. Şükretmek aslında dini bir şey değil. Anda kalıp hayata teşekkür etmek!  Dün gece kafamı yastığa koyduğumda ailem ve ben sağlıklıydık, hayatımızda bizi etkileyen büyük bir problem yoktu daha ne isterim :) Derin bir nefes aldım ve teşekkür ettim. İnsanın sağlıktan daha büyük bir armağanı olamaz.

Ben hastanede hem yattım hem de refakatçi oldum. İkisi de çok kötü. Yatarken kurban oluyorsunuz. Herkes gelip oranıza buranıza bir şeyler sokup çaresiz bakışlarınıza aldırmadan işlerini yapıyor. Siz de panik halinde acaba ne olacak diye sadece çaresizce bekliyorsunuz. İki kere vurguladığım gibi tam bir çaresizlik. Refakatçi olarak da iş çok değişmiyor yine çaresizlik. Elinizden bir şey gelmeden sadece bekliyorsunuz. İkisinde de unutamadığım yapış yapış pis bir yorgunluk hissi. O an diğer önemli olan her şey önemini yitiriyor sadece iyileşmeyi istiyorsunuz!

Bir şeye sahip olamadım diye strese girmedim sanırım. Bir araba, bir çanta, ayakkabı, telefon... Anlamsız geldi. Markalar benim için önemli değil. Güzel yaşayayım bana yeter. Bir tek borcum olması beni yorar. O nedenle de taksit bile yaptırmaya karşıyım. Kazandığım kadarını tüketeyim kafam rahat olsun! Çağımızın tüketim çılgınlığı sanırım beni buna daha da itti.



Eşimle bir süredir evde yemenin de daha iyi olduğuna karar verdik. İnanılmaz güzel yemek yapıyoruz  ve yemek yaparken bir şeyler paylaşıyoruz. Ayrıca en kaliteli, organik ürünleri alıyoruz. Ne yediğimizi biliyoruz. Tabii ki sosyalleşmek için dışarıda yemek yiyoruz. Yeni bir şeyler denemek için çıkıyoruz. Genel olarak evde birlikte güle oynaya çok güzel sofralar kuruyoruz.

Evdeki huzur çok önemli. Buna her gün şükrediyorum. Bazen saatlerce gülüyoruz, gözümüzden yaş gelene kadar. Bir problemimiz varsa bunu konuşuyoruz. Bir şey öğrendiysek tartışıp pekiştiriyoruz. Elbette kavgalarımız oluyor ama artık sanırım birbirimizi çözdüğümüz için kim nerede susması gerektiğini öğrendi. Sarılıp bitirmek en önemlisi. Sürekli diyorum nazar değmesin! Bu huzur insanı iyileştiriyor zaten. Yorulmanın anlamı yok. Hayat zaten tüketen, agresif toplumla yeterince yorucu.

Herkese sağlıklı ve huzurlu bir gün diliyorum.
Teşekkürler hayat!

18 Kasım 2018 Pazar

Yağmurlu bir günden birdiriyorum

Sevgili Lupus,

Evleneli 1 ay oldu yazmadım tabii ki :) Hiçbir şey tabii ki yazmama bahane değil ama o kadar hızlı geçiyor ki günler yetişemiyorum. Bugün inanılmaz bir yağmur var. O nedenle evde. sadece kitap ve müzikle bir gün geçirebildim. Bu da lazımmış :)

Nikah inanılmaz güzeldi. Nikah memurumuz acayip eğlenceliydi. Saç makyaj olayını 40 dakkikada halledip gerikalan zamanda dinlenip şampanya ile kutlama yaptık. Yanımdaki adam rahat ve koşulsuz sevgi ile bakarken çok kolaydı herşey :) Hep bi koşuşturmaca ile geçer ya evlilik merasimleri, bizimkisinin alakası yoktu. Acayip rahat ve eğlenceliydi. Gelinliğim beyaz bir elbiseydi, saçımı basit bir örgü yaptım, makyajımı kendim yaptım. Güneş de aynı şekilde kasmadı. Herkese bunu tavsiye ediyorum. Çarka girmeye gerek yok. Herşey büyütüldüğü kadar zor kendiniz büyütmezsek sorun yok. Yani ben çok keyif aldım, hiçbir şey de içimde kalmadı. Arkadaşlarım ailem olmuş onu görmemi sağladı bu nikah. Çok güzel insanlarla doluydu çevremiz. Her adımımı kolaylaştıran Taşkın ve Tuba yı da buraya yazıyorum iyi ki varsınız.




Ç



Şu dönemde de miyomlarımdan ameliyat olacağım için biraz koşuşturmacam var. Tahliller vs. Korkuyorum ama artık ameliyat olmam gerekiyor bunu kabullendim. Sakin kalıp işlerimi halledip bitmesini istiyorum. İşlerim derken iş yeri ile ilgili bir ton angarya ile uğraşıyorum. İzinler va artık bitsin istiyorum. Yani bunlar listemde bitecek işler sonrasında eminim daha rahat olacağım. Şu anda da her an koşmuyorum hayatın keyfini çıkarıyorum.