3 Nisan 2015 Cuma

İyi ki doğdum

Sevgili Lupus,

30 yaşındayım artık. Zaman ne kadar hızlı ilerledi :) Seninle tanışalı  5 yıl olmuş. Hep 25 ve 30 yaşlarının dönüm noktası olacağını düşümdüm hayatımda. Gerçekten de oldu. 

25 yaşımda sen hayatıma girdin ve işimi, hayatımı bırakmamı sağladın. Hiç cesaret edemeyeceğim bir anda çıkmıştın yine karşıma. Sonra ben hayatımı kökten değiştirip Urla'ya taşımdım. Reklamcılığı, İstanbul'u ve Barcelona'yı bırakmıştım göz yaşlarıyla. 5 ay kadar boş duvara baktım. Nefes almak bile zor geldi o 5 ay... Ben Urla'yı sadece ailemin yaşadığı sıkıcı ve küçük bir yer olarak bırakmıştım İstanbul'a giderken. Nereden bilebilirdim beni mutlu edecek bir yer olduğunu :) Sonra Urla'ya ve kendime bir şans vermeyi seçtim. Yaklaşık 1 ay kadar ne iş yapabileceğimi düşümdüm. Hem kendi sağlığım için hem de hayat tarzıma uyduğu için pilates eğitmeni olmaya karar verdim. Yapmışken iyi bir hoca olayım dedim ve bir sürü eğitime katıldım, geliştirdim kendimi. Güzel, huzurlu, kendimi iyi hissedeceğim bir stüdyom olsun dedim ailemin de yardımıyla çok güzel bir stüdyo açtım. Sonra bir yıl içinde çevremde çok güzel ama çok çok güzel insanlar toplandı. Beni hiç tanımadan bana güvendiler, geldiler öğrencim oldular :) Sonra hep derler ya profesyonel iş yeri sahibi olmak için müşterilerinle arkadaş olma. Ben bu kuralı çok sallamadım. Benim için, profesyonellik çok güzel dostlarımın olmasıydı :) Gerçekten de Urla, bu dostlarım sayesinde  yuvam oldu :) 



Şimdi 30 yaşında bu güzel dostlarım bana çok güzel bir süpriz parti yaptılar. Bu yaşıma o kadar güzel başladım ki! Bütün tuttuğum bırakamadığım şeyleri de son yaşadığım lupus atağıyla hastaneden çıkışta bıraktım gitti 30 uma girmeden. Zaten gördüm ki mutsuzluğu tutmak her zaman gereksiz mutluluğa sarılmak varken. Her şeyin bir çıkış yolu var hayatta. Bittiğini düşündüğümüz yerden bir yol çıkıyor ve eğer şans tanırsak o yola herşey daha da güzelleşiyor. Kalbimi, ruhumu, bedenimi açtım 30 yaşımda bu yeni yola :) 30 yaşıma girmeden bir de kitap yazdım. Tüm içimdeki acıyı, öfkeyi, mutsuzluğu, korkuyu, kaygıyı bıraktım ben o kitapta :) Sadece mutlu ve huzurluyum.



Teşekkürler hayat
İyi ki doğdum ve tüm yaşadıklarımı iyi ki yaşadım. Bu öğrendiklerimi başka türlü öğrenemezdim :)

20 Mart 2015 Cuma

Mutluluk

Sevgili Lupus,

Şimdi, ailemle birlikte sanki o kötü günler hiç yaşanmamışçasına birlikte tatil yapıyoruz. Damarlarımda, kalbimde ve ruhumda o acıdan eser yok. Arada bakıyorum hissedebiliyormuyum diye? Yok!



Her şey gelip geçiyor, tüm acılar gerilerde bir yerlerde bırakılıp yola devam ediliyor. Sevgili okuyucularım, bazılarınız hastanede okuyor yazılarımı, bazılarınız yataklarında, belki de lupus olduğunuzu yeni öğrendiniz merak etmeyin gerçekten geçiyor :)) Tekrar  gülümseyebiliyorsunuz hatta kahkaha atabiliyorsunuz :))

Sonuç yine sevgili lupus sen haklıydın. Bırakamadığım yerden sen devreye girdin biraz zorla da olsa bıraktırdın bırakmam gerekenlerİ ve daha güçlü, mutlu devam etmemi sağladın hayatıma. Hayat güzel!! Yaşamaya değer her şey ve her an :)

Sevgiler

6 Şubat 2015 Cuma

Merkürdür, Satürndür, Dolunaydır derken

Sevgili Lupus,

Bu ara merkürdür, satürndür ve dolunaydır derken pek bir savruldum. Sanki vücudum küçük kristal renki toz parçalarından oluşmuşta bir rüzgar gelse esip savuracak beni ordan oraya :) Baktım ki savrulmaktan korkmayınca daha güçlü hissediyor insan kendini, ben de tamam dedim rüzgarda uçuşursa tanelerim o zaman ne güzel her parçam yeni bir şey keşfeder ve geri dönüp toparlandığımda yep yeni bir ben olurum :)




Sevgili lupusum bu ara biraz nefes aldırdın bana. İlaçlara da alıştıkça kendimi daha iyi hissediyorum. Aman ha nazar değmesin. Romanım bitti ama tekrar tekrar düzeltiyorum. Romanın en ilginç kararkteride sensin lupusum. Türkiyede az bilinen bu hastalığı kitabımda da yazdım belki birileri görür öğrenir ve lupusu yaşayan biri okur yalnız olmadığını hisseder.

Gerçekten seninle sonsuz bir birlikteliğimiz olduğunu öğrendiğimde çıldıracak gibi olmuştum ama sonra yavaş yavaş yalnız olmadığımı öğrenince korkum azaldı. Şimdi de facebook üzerinden bir sayfa kurdum oradan da düzenli olarak seninle maceralarımızı paylaşıyorum :) bu ara merkürdür, satürndür, dolunaydır az yazdım tabii ama olsun az hiçten iyidir :)

Güzel lupusum böyle devam bana çok sataşmada...

25 Ocak 2015 Pazar

Kafasız olmak

Sevgili Lupus;

Bu günlerde vücudumda kafam yokmuş gibi hissediyorum. Yazdığım kitap bittiği için belki de. Hastane rutinlerim devam ediyor, vücudum o nedenle yerinde durmak zorunda. Nerden kan alıcaklar vücudum da gitse? Alamazlar :) Kafamın olması pek işe yaramıyor zaten çok düşünmek yorucu...

Sevgili lupusum bu aralar beni çok rahatsız etmiyorsun. Ben de korkundan çok iyi davranıyorum kendime. Bakıyorum, seviyorum falan. Spor ile ilişkin çok değişik etkilerin ben spor yaptıkça azalıyor bunu fark ettim. Her gün düzenli sabahları ormanda yürüdüğümde genelde senin ve ilaçların yaptığı yorgunluğun etkisi kalmıyor.





Ayrıca bu ara o kadar çok salgın var ki! Hasta olmaktan çok korkuyorum. Neyseki vitaminler, düzenli açık havada yapılan spor ve dengeli beslenme sayesinde kendimi iyi hissediyorum.

Sadece dediğim gibi kafam uzaklarda bu ara. Yok gibi. Belki de bana rahat hissettirmek için bir süre kaçtı gitti.

Sevgili okurlarım da neden yazmadığımı soruyor :) Onlara cevap olarak yazıyorum bu yazıyı. Yazmak istedim ama işte kafam yerinde değildi. Mailleriniz beni çok mutlu ediyor. Sorularınıza cevap vermeye çalışıyorum ama bazılarına yetişemiyorum. İlginiz için gerçekten teşekkürler :)

Sevgiler

13 Ocak 2015 Salı

İsyan

Sevgili Lupus,

İsyanım var sana bugün. Ağız tadıyla depresyona bile giremiyorum senin yüzünden. Tam giricem bir korku geliyor acaba lupus bu güçsüzlüğümden yararlanıp geri gelir mi diye bırakamıyorum kendimi. Zorla kaldırıyorum yataktan yok yürüyüş yapıyorum, işe gidiyorum falan. Nasıl bir korku yarattıysan bende yataktan çıkmayıp bir depresyonu yaşayım diyemiyorum.

Bir de hasta olmaktan çok korkuyorum. Grip falan. Her yerde bir salgın var birde kimseye yaklaşamıyorum. Herkesi bir metre öteden selamlıyorum. Öksüren varsa sanki bana küfretmiş gibi bakıyorum. Hep psikolojimi bozdun sen benim :) ya alt tarafı grip ama işte lupus olunca hele de şimdi kullandığım haplar yüzünden geçmesi zorlaşıyormuş tehlikeliymiş. Ne demekse?

Hayatımı kökten birkaç kere değiştirdin. Sürekli acı çek öğren şeklinde bir yaklaşımın var da ben istemiyorm daha fazla acı çekmek falan. Kolay olsun hayatım... Gerçekten biraz kolaylaşsa olmaz mı? Dilediğim gibi düşünmeden yaşasam mesela çok mu?

Ya sevgili lupus bugün isyankarım sana karşı ama bir yandan da kabullenmişlik var. Garip işte napıcam :) Her zaman süper olamıyor insan. Denemeye devam her seferinde :))


25 Aralık 2014 Perşembe

İlaç takıntısı

Sevgili Lupus,

Yeni yıl yaklaşırken bir yeni şey daha öğrendim. Bu yıl o kadar çok şey yaşadım ve öğrendim ki bir yenisinin daha geleceğini düşünmüyordum.

İki gün önce doktoruma kontrole gittim ve kullandığım haplar konusunda konuşuyorduk. Bu hastalık bende çıktığından beri ben hap kullanma konusunda takıntılı birine dönüşmüştüm. Ağrı kesici bile kullanmıyordum vücuduma zarar vermemek için. Hap kullanmamak için kötü hissetsem bile çoğu zaman iyiyim diyordum vs.. Sonra birçok şeyin birikimiyle hastaneye yattım.

Hastanede ilk öğrendiğim şeyleden biri kendimi düşünmem gerektiğiydi. Çünkü ben kendimi düşünmezsem dönüp dolaşıp tekrar hastaneye yatacaktım. Bunun yaşanmasını istemiyordum. Kendimi düşünmeye başlamak sandığımdan zor oldu. Bugüne kadar hep çok iyi yaptığımı düşündüğüm bu işi aslında hiç yapmadığımı öğrendim. İlk önce başkalarını düşündüğümü fark ettikçe iyileşme sürecim başladı.

Hasta olduğum günlerde ben iş disiplini denilen bahane altında kusarak bayılacak gibi hissetmeme rağmen gidip ders verdim. Kimse buna beni zorlamadı ama ben kendimi düşünmeyi bilmediğim için derslere girmeye devam ettim. Şimdi kendimi baştan programlıyorum. Kendimi düşünmeye başlayınca hayatımda birçok şeyi kökten değiştirmeye başladım. Kitap yazmaya da bu dönemde başladım. Kendime dönebilmek için belkide.


İlaçlara dönersek. Şuan kortizon ve imuran gibi ilaçlar kullanıyorum. Kortizonun birçok yan etkisini görmeye başlayınca yavaş yavaş azaltıp kesmeye doğru adım adım yaklaşıyoruz. İmuranı yıllar boyunca kullanıcağımı öğrendim. Ben iyi olunca imuranıda  şıp diye bırakıcağımı düşündüm ama öyle olmayacakmış. Bunu öğrenince çığlık atmak istedim ama 8 kere doktora sormakla yetindim. Doktorum sakin bir şekilde "bin defa sorsanda cevabım değişmeyecek" dedi. Kabullenmem gerekiyordu çünkü ben bu ilaçlar sayesinde ayakta durabiliyordum. Günlük yaşamıma dönmüştüm. Kullanmam gerekiyorsa kullanmak konusunda bu kadar kötü hissetmemeliydim. İçim içimi yedi ama sonra biraz düşününce bu kadar takıntılı olmanın bana bir fayda sağlamayacağını hatta zarar vereceğini anladım. Hastaneden bu ilaçlar sayesinde çıkmıştım. Artık normal hayatıma da yavaş yavaş dönüyordum o zaman artık bu işi sorgulamayacaktım. İyi olmak için elimden geleni yapmaya devam edeceğim ama artık doktoruma güveniyorum ve bana vereceği ilaçları da kullanıp fazla sorgulamadan kendimi üzmemeye karar verdim :)

Sevgili lupus, 2014 başladığı andan itibaren çok kötü şeyler yaşadım seninle ilgili ama biliyorum ki 2015 süper geçecek hatta şuanda bile çok iyi hissediyorum ve mutluyum. Evrene güveniyorum :)


Hepimiz için güzel bir 2015 olsun!!!

Sevgiler

14 Aralık 2014 Pazar

Ghee (saf yağ) ve Hindistancevizi yağı

Sevgili Lupus,

Hastaneden çıktıktan sonra vücudumda sıkıntıdan ve hastalıktam bir sürü yara çıkmıştı. Bir türlü geçmedi bu yaralar. Berlin'e gittiğimde ablamdan ghee yağı yani saf yağ olarakta biliniyor ve hindistancevizi yağını öğrendim. Bu iki yağı da iltihaplı yaralara bile sürdüğünüzde antiseptik özelliğinden dolayı yarayı iyileştiriyor. Ayrıca cildim o kadar kurumuştuki kanamaya başlamıştı ve buna da hiçbir krem çözüm olamamıştı yine bu iki yağı kullandığımda cildimdeki bu problem de ortadan kalktı.

Ghee saf yağın bilinen faydaları:

Sindirim sürecini hızlandırır. Kabızlık ve ülser gibi rahatsızlıklara iyi gelir.

Antioksidanlar içerir. Cildin yaşlanmasını geciktirir.

A,D,E,K vitaminleri içerir.

Hücre zarını yapılandırmada ve güçlendirmede faydalıdır. Sinirleri besler.

İltihaplı bölgenin üzerine direkt olarak sürülerek iltihabı kurutucudur.

Virüslere karşı koruyucudur.

Hafıza arttırıcıdır.

Ben tadını çok sevmediğim için sıcak kako yapıp içine ghee yağı koydum. Ama internette birçok alternatif tarif var.

Vücut kremi olarakt artık hindistan cevizi yağı kullanıyorum. Piyasadaki kremlerden çok daha iyi ve doğal.